Din istismarı, dinin manevi otoritesini kullanarak maddi kazanç, güç, şöhret ve makam elde etmektir. Dini istismar edenler, Allah’la ve Peygamberimizle görüştüklerini iddia ederek insanların iradelerini teslim almaya yeltenir. Hatasız ve masum oldukları yalanıyla kendilerini hakikatin yegâne temsilcisi gibi göstermeye çalışır. Sözde keramet ve rüyalarla, bidat ve hurafelerle saf Müslümanları yönetmek ister. Şifa dağıtma, kısmet açma vaadiyle insanların çaresizliklerinden menfaat devşirir. Bilhassa gençleri hedef alarak toplumun heyecanını, hayal ve ideallerini, dinî inanç ve duygularını sömürür. Din istismarcıları, kendileri gibi düşünmeyenleri dışlar, mutlak itaat göstermeyenleri ötekileştirir hatta tekfir eder. Kendilerine kayıtsız şartsız bağlılığı şart koşarak aile, millet, kültür ve kimlik bağlarını zayıflatır. Menfaati uğruna yalanı, ikiyüzlülüğü, hırsızlığı, şantajı, şiddeti meşru görür. Sonuçta hem kendisi sırat-ı müstakimden sapar, hem de başkalarını saptırır.
Din istismarı karşısında her birimize düşen, ferasetli ve basiretli davranmaktır. İslam’ı tahrif ve istismar etmek isteyenlere fırsat vermemeliyiz.

GÜNDEM
30 Mayıs 2026DİYANET
30 Mayıs 2026HAC
30 Mayıs 2026HAC
30 Mayıs 2026
1
İşgalcilerin gece boyu Gazze’de düzenlediği saldırılarda 29 Filistinli şehit oldu
2
Kabe’nin örtüsü “Kisve-i Şerif” değiştirildi
3
Önceliğimiz, vatandaşlarımızın güven içerisinde sahih bir hac yapmalarını sağlamak
4
Doç. Dr. Kurt: Hac, her hac yapan için bir biat tazelemeye dönüşmelidir
5
Düzce ve çevresinde korkutan deprem
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.