Türk İlim Dünyasının Büyük Siması Katip Çelebi
Yaşadığı Döneme Şahitlik Yapmış Bir Düşünür, Kâtip Çelebi Doğumu: Şubat 1609 / İstanbul Vefatı: 1067/1657 Dîvân-ı Hümâyun mensupları arasında Hacı Halîfe diye tanındı. Beş yaşında iken ilk dinî bilgileri aldı ve Kur’an’ı kısmen ezberledi. Orduyla birlikte seferlere katıldı ve bazı savaşların bütün safhalarına ve sıkıntılarına şahit oldu. Kendi ifadesiyle “küçük cihattan büyük cihada” dönerek daha sonraki hayatını ilmî çalışmalara adadı. Kâtib Çelebi Kadızâde’nin derslerine devam etti. İhyâ, Şerhu’l-Mevâkıf, Hidâyetü’l-hikme ve Tarîkat-i Muhammediyye okudu. Kelam, felsefe, mantık, astronomi ve tarih, coğrafya ilimlerinde derinleşti ve harita yapımıyla ilgilendi. Kendisine kalan büyük bir mirası kitaplara yatırdı ve tamamen ilim ve telifle uğraştı. Kendini kitaba verdiğinde, her şeyi unutur, güneşin doğuşuna kadar çalışır ve hiç yorgunluk duymazdı. Hastalığı sırasında tedavi yollarını öğrenmek amacıyla bir yandan tıp kitaplarını okudu. İslâm coğrafyacılarının eksikliği gidermek için Cihannümâ’yı yazdı. Osmanlı Devleti’nde Batı kaynaklarına başvuran ilk müelliflerden oldu. Osmanlı devlet ve toplum düzenini sıkıntıya sokan meselelere çözümler getirmeye çalıştı. İnsan için en yüksek mertebenin Allah’ı tanımak olduğunu savundu. Kâtip Çelebi'nin Önemli Bazı Eserleri Keşfü’z-zunûn: İslâm araştırmaları yapan hemen herkesin müracaat ettiği büyük bibliyografik eseri Mîzânü’l-hak: döneminin fikrî hayatı ve dinî tartışmalarına dair Türkçe eseri Fezleke Cihannümâ